• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Leyla kî ye-Kenan Kırkaya

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Dün 14 Şubat Sevgililer Günü’ydü. Bugün 15 Şubat Komplo’nun 20’inci yılı, Leyla Güven’in direnişinin 100’üncü günü. Kapitalizmin hepimize armağan ettiği sahtekarlıklar, bozulmalar çağını yaşıyoruz. Yavanlaşan sadece yediklerimiz, tükettiklerimiz değil, aynı zamanda duygularımız, his ve düşüncelerimiz de. Her şeyde bir bozulma var, duygularımızın genetiği ile oynadılar. 7/24 psikolojik savaş ile düşüncelerimizi, ruhumuzu zehirliyorlar.

Önceki gün, dün, bugün alışveriş merkezleri önünde kuyruklar oluşturuldu; mutlu aile tablosu çizen çiftler tarafından. Sevgiler paketlendi, pazara çıkarıldı. 3 gün sonra boğaz boğaza girecek insanlar, sevgiyi katletmek için sıraya girdi büyük bir gösterişle. Ne de olsa gösteri dünyası. Sevginin ölçütü maddi varlığa döküldü. Kimin kimi ne kadar sevdiğinin ölçütü alınan hediyenin boyutuna indirgendi, tam da kapitalizmin kar mantığına uygun bir şekilde. Sevgiyi de tekeline almış; şekline- şemaline, biçimine karar veren, onun sev dediklerinin sevildiği, sevme dediklerinin ötelendiği bir sistemden bahsediyoruz.

Oysa 14 Şubat bugünkü yönetimlere benzeyen despot, baskıcı Roma rejimine karşı verilmiş bir büyük bedelin tarihi. Şimdi kimse Aziz Valentine’i hatırlamıyor, onun ne uğruna can verdiğini bilmiyor. Valentine, verili düzene, konulmuş yasaklara itiraz eden bir insan. Bu sisteme, dün Valentine’in karşısında mücadele ettiği Roma despotizminin ruhu hakim. Dün evliliği yasaklayan anlayış bugün evlenmemeyi, gerçek aşkı, insanın insanı yüceltmesini yasaklıyor. Her şeyi maddiyata döküyor, bencilliği bir kural olarak dayatıyor. O yüzden insanlık bugün de her türlü yasakçılığa, despotizme, dayatmaya karşı mücadele verecek aziz ve azizelere, ermişlere, inanmışlara, mücadele edecek, toplumu aydınlatacak öncülere ihtiyaç duyuyor.

İşte tam da böylesi tarihi kavşaklarda bu tür insanlar kendi farkını belli ediyor. Leyla Güven, 100 gündür bedenini dirhem dirhem eriterek, bu yolda yürüdüğünü, mücadeleyi yücelttiğini, bu mücadele ile birlikte yüceldiğini gösterdi. Ciwan Haco’nun Leyla Kî Ye/Leyla Kimdir şarkısı bu eylemi, bu yürüyüşü anlamak ve anlamlandırmak için sorulmuş bir soru gibi. Hakikaten kim bu yücelen, dirhem dirhem erirken devleşen kadın?

Bir direniş insanı tarif edilmez. O eylem kendisini tarif eder. Ancak birkaç basit gerçeği hatırlatmak da fayda var. Leyla Güven siyasete aşk bulaştırıyor. Aşka yeni kriterler getiriyor. Sevgiyi yüceltiyor, aşkı gerçek anlamına kavuşturuyor. Yaşamı yüceltmek, toplumu büyütmek için kendisinden vazgeçiyor. Koltukları, elde ettiği bütün statüleri, sahip olduklarını elinin tersi ile iterek, devrimciliğin adanmışlık olduğunu ve tarih öncesi çağlardan beri insanların erdem için yaşadıklarını, bunun için nefes aldıklarını, insanlaşma yürüyüşünün de bu olduğunu hatırlatıyor. Uğruna dağların delinmesini bekleyen bir kadın olmayı değil, barış, kardeşlik uğruna vicdansızlık dağlarını deliyor. Bir yaşam uğruna duyulan sevgi ve aşkın tekil sevgiden daha büyük olduğunu, bencilliği ortadan kaldırdığını bütün dünyaya gösteriyor.

Bu eylem ile sahteleşmiş ne varsa ona müdahale ediliyor, her şey gerçek anlamlarıyla yerli yerine oturtuluyor ve gerçek anlamlarına kavuşturuluyor. Kapitalizmin özünden uzaklaştırdığı Valentine’e itibarı yeniden iade ediliyor. Bu eylem, toplumun sahte aşkları gibi, sahte üzüntülerini de yüzüne vuruyor. Onları deşifre ve teşhir ediyor. Bu duruş, yaşamı savunanları, yaşam için mücadele verenleri cesaretlendiriyor. Şimdi bu eylem karşısında İstanbul’da milletvekillerini ablukaya almanın, bunu genelleştirerek bir yöntem haline getirmenin ve neredeyse Leyla diyen herkesin başına bir polis dikmenin ne önemi var ki?

Leyla eyleminin 100’üncü gününde ve iki gün önce ağırlaştı. Kritik bir aşamada. Ama tarih kendi mecrasında akacak, hak yerine bulacak ve Leyla yücelttiği yaşam ile birlikte elbette yaşayacak. Kendisi ile birlikte yola çıkmış herkesi de yaşatacak. Çünkü Ciwan Haco’nun da dediği gibi

Leyla

Şêr şêr e, mêr e yan jin e
Nîşan bi destê Leyla min e
Pola ye dil, wek hesin e
Leyla kî ye, Leyla çi ye, Leyla min e

Leyla keça Mîd û Med e
Canê xwe da di ber me de
Bijîn heçî ku can jî da
Xweş bin ji ter jar û geda

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Mutlak tecride karşı mutlak direniş-Türkan Yüksel

SON HABERLER

Birçok kentte 1 Kasım açıklaması: Kobanê güç vermeye devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İran’da kadın hakları savunucularına yeni dava

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bedlîs’in tanınan simalarından ‘Çerçî Birho’ yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Konferans ikinci gününde: Barışın Siyasal Sorumluluğu oturumu sona erdi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Buldan: Kadınlar kalıcı barışı gerçekleştirecek için örgütlü güç olabilir

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Türkiye’de kaybolan İranlı Hüseyin’in ailesi çocuklarını arıyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kongra Star, Kobanê’nin geleceği için tüm güçlere sorumluluk çağrısı yaptı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır