• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Saymak anlamaya yetmiyor-Özge Yurttaş

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
4 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Çalışma hayatına dair istatistikler her 6 ayda bir resmi gazetede yayınlanıyor. Sayılar ile yüzde hesaplarından oluşan, her yıl temmuz ve ocak ayında resmi gazetede yayımlanan istatistik, çalışma hayatımızın rakamsal bir fotoğrafı. 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na göre bakanlık her 6 ayda bir hangi işkolunda kaç işçi çalışıyor, hangi işkolunda hangi sendika kaç üyeye sahip ilan ediyor. Böylece hangi sendikalar işkolundaki işçilerin yüzde 1’ini örgütleyerek işkolu barajını aşmış ve bir sonraki istatistik açıklanana kadar toplu sözleşme imzalamaya “yetkili” sendika olmuştur belli olur. Yetki meselesi kadar önemli bir diğer boyut da bu verilerin çalışma hayatı ile ekonomik yaşama dair göstergeler olmasıdır.

2019 Ocak istatistiklerine yansıyan genel manzaraya baktığımızda işçi sayısında genel bir düşüş sendikalı işçi sayısında ise aksine bir artış olduğunu görüyoruz. Bir yıl önce Türkiye’de 13 Milyon 844 bin olan işçi sayısı 2019 Ocak ayında 13 milyon 400 bine gerilemiş. Oysa aynı sürede sendikalı işçi sayısına baktığımız zaman 2018’de işçi sınıfının %12’si sendika üyesiyken bu yıl sayının %13,8 olduğunu görüyoruz. Bu arada ilginç bir diğer nokta ise bu bir yıllık süreçte yayınlanan ara istatistikteki toplam işçi sayısı: 2018 Temmuz’da yani 6 ay önce Türkiye’de toplam işçi sayısının 14 milyon 121’ine çıktığı görülüyor.

Yani 2018’in ilk 6 ayında 277 bin kişi işe giriyor bir sonraki 6 aylık dilimde 710 bin kişi işsiz kalıyor. Adeta havuz problemi. Yaz aylarındaki 277 bin kişilik artış inşaat, tarım ve turizm sektöründeki mevsimlik istihdamla, sonraki 6 ayda 710 bin kişilik düşüş ise ekonomik krizle açıklanabilir. Sendikal mücadelenin deneyimli isimlerinden Ergün İşeri bu düşüşü Sendika.org sitesindeki yazısında değerlendirirken daralma yaşanan iş kolları oranlarını ortaya koydu. İşeri’ye göre inşaat işkolunda çalışan sayısında % 30 azalma söz konusu. Bu işkolunu % 15,5 azalma ile turizm (konaklama) takip ediyor. Çimento, toprak ve cam % 14,64, madencilik ve taş ocakları % 11,19 ve avcılık, balıkçılık, tarım ve ormancılık % 11,09 ile en fazla istihdam kaybının yaşandığı işkolları.

Krizin etkisinin kendini gösterdiği çalışma hayatı istatistiklerinde işçilerin sayısı azalırken sendikalı işçilerin sayısının arttığı görülüyor. Son bir yılda sendikalı işçi sayısının %1,5’tan fazla artış göstererek %13,8’e çıkması kulağa olumlu bir gelişme gibi geliyor. Ama kazın ayağı öyle değil. Bu sayısal artış büyük oranda 2018’de hayata geçirilen ve taşerona kadro adıyla yapılan düzenlemeyle ilişkili. Başta belediyeler olmak üzere birçok işkolunda taşeron işçiler yeni statülerine kavuştuktan sonra sendikaya üye oldu. Böylece sendikalı işçi sayısı arttı. Ama maalesef bu sendikal üyelik genellikle kamu kurumu ya da belediyede yönetimi tarafından tercih edilen, işverene yakın sendikalara işçilerin üye yapılmasından ibaretti. Üye olanların çalışma koşulları işveren ve devletin müsaade ettiği kriterlere göre belirlenmeye devam etti. Yapılan toplu sözleşmeler pek parlak değil, biraz daha mücadeleci olup uzlaşmayanlar ise Yüksek Hakem Kurulu kararına tabi. Grev zaten biliyorsunuz fiilen yasak

Bazen nicel verilerin yanına nitel verileri koymak gerçekleri anlamamıza yardımcı oluyor. İşveren rızasına dayalı sendikal örgütlenme çizgisi istatistiklere sendikalı işçi sayısında artış olarak yansısa da aslında bir yanılsamadan ibaret. Türkiye’de 1 milyon 859 bin sendikalı işçi bulunuyor. Bu sendikalı işçilerin 975 bini Türk İş, 684 bini Hak İş, 171 bini DİSK üyesi. Türk İş’in sendikal çizgisi herkesin malumu. Hak İş ise adeta bir AKP projesi. Sadece son 6 yılda üye sayısı neredeyse 5 kat arttı. Kamu kurumlarında ve AKP’li belediyelerde Hak İş’li olmak kaçınılmaz bir durum. Kısaca İşçi sınıfın yüzde 90’ı “sarı sendikalara” emanet. Devletten ve işverenden bağımsız bir sendikal çizgi güçlenmedikçe ve sendikal örgütlenme toplu sözleşme sarmalını aşan bir pratik yaratmadıkça saymak gerçeği anlamada eksik bir yöntem olarak kalacak.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Dünyanın bir numaralı darbecisi-Dr. Hayri Hazargöl

SON HABERLER

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Süreç hapishanelere uğramıyor

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Neoliberalizmin enkazı: Fransız Cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır