• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Kafadan körlük-Hicri İzgören

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
31 Ocak 2019
Kategori: Yazarlar
0
Paylaşım
9
Görüntüleme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Daha önce okuduğumuz bazı kitaplar bir süre sonra kendini yeniden duyumsatır ve yeniden okutur kendini. Bunda kitabın derinliği,dimağımızda bıraktığı tat kadar, içinde bulunduğunuz bireysel ve toplumsal iklim, zamanın ruh hali de etkili olsa gerek.

“Körlük” adlı kitap da böyle duyumsattı ve dayattı kendini.

Nobel Edebiyat Ödüllü Portekizli yazar Jose Saramago’nun ‘Körlük’ adlı kitabı bir yandan kafalarımızdaki körlüğü metaforlarla acımasız yüzümüze çarparken diğer yandan sistem eleştirisiyle birlikte gerçek anlamda görmeye başlamak için ödememiz gereken bedel ve bilinci nasıl terbiye etmemiz gerektiğini de çarpıcı bir  biçimde anlatıyor.

Yazar kişinin algı ve anlayışının körleşmelerini gören körler biçiminde betimliyor: Körlük  kavramını bir metafor olarak ele alır. Biraz karışık oldu farkındayım ama kitap da karışık. Karışık ama okuyana vermek istediği çok net. Verilmek istenen mesaj günümüzde iktidarların bir toplumu körleştirerek duyarsızlığı ve bencilliği bir salgın gibi yaymasıyla ilgilidir..

‘Körlük’ insanı ürküntü veren bir roman, beklenmeyen bir felaket içinde yaşayan bir toplumun nasıl çöktüğü, nasıl bencilleştiğini ve değer yargılarının nasıl tuz-buz edildiğini anlatıyor. Körlükten söz ederken bizi aydınlatıyor, bakar -görmez gözlerimizi açıyor.

Adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen bir kentinde, arabasının direksiyonunda trafik ışığının yeşile dönmesini bekleyen bir adam ansızın kör olur. Ancak karanlıklara değil, bembeyaz bir boşluğa gömülür. Arkasından, körlük salgını bütün kente, hatta bütün ülkeye yayılır. Ne yönetim kalır ülkede, ne de düzen; bütün körler karantinaya alınır, bir hastanede. Hayal bile edilemeyecek bir kaos, pislik, açlık ve zorbalık hüküm sürmektedir artık. Yaşam durmuştur, insanların tek çabası, ne pahasına olursa olsun hayatta kalmaktır. Roman, kentteki akıl hastanesinde karantinaya alınan, oradan kurtulunca da birbirinden ayrılmayan, biri çocuk yedi kişiye odaklanır. Aralarında, bütün kentte gözleri gören tek kişi olan ve gruptakilere rehberlik eden bir kadın da vardır. Bu yedi kişi, cehenneme dönen bu kentte, hayatta kalabilmek için inanılmaz bir mücadele verir. Saramago’nun müthiş bir gözlem gücüyle betimlediği bu kaotik dünya, insanın karanlık yüzünün simgesi.

(“-Neden kör olduk?

-Bilmiyorum, bunun nedeni bir gün keşfedilir. Ne düşündüğümü söylememi ister misin?

-Söyle.

-Sonradan kör olmadığımızı düşünmüyorum, biz zaten kördük!

-Gören körler mi?

-Evet.gördüğü halde görmeyen körler.”)

***

“Kimse görmek istemeyen kadar kör olamaz” diyen İbni Sina da bu durumu istemimize bağlar.

Burda sözkonusu yapılan duyu işlevsizliği değil tabi. Kafalardaki körlüklerden söz ediyoruz. Yoksa gerçekte görme engelli olup kafasının içi aydınlık, kalbiyle gören âmâ’ları biliriz.

Böyle düşününce hep hayatının bir bölümünü görme yetisini kaybederek geçiren Arjantin’li yazar Jorge Luis Borges gelir aklıma. Borges doğuştan kör biri değildir. Sonraları yitirmiş görme yetisini.

Kalıtımsal bir hastalıktan dolayı zaten görme bozukluğu olan Borges sonrasında zaman geçtikçe görme yetisini tümüyle kaybeder. “Gecenin ağır ağır inişi yarım yüzyıldan fazla sürdü” diye belirtir bu süreci.

Arjantin’de faşist Peron yönetiminin alaşağı edilmesinden sonra çok arzu ettiği büyük bir kütüphanenin müdürlüğüne atanır.

“Ben cenneti her zaman bir bahçe olarak değil, bir kütüphane olarak düşünmüşümdür” diyen Borges sayısız kitabı barındıran bir kütüphanenin başındadır ama ne yazık ki o kitapları okuyamayacak durumdadır. Çünkü artık görme yetisini yitirmiştir.

Bu durumunu bir şiirinde: “Kimse yakınıp yerindiğimi sanmasın /bu lütfundan yüce Tanrı’nın, / bana ilahi bir şaka yaptı / kitabı ve körlüğü aynı anda bağışladı.” dizeleriyle dile getirecektir.

Hadi bu iki yazardan biz de bir mesaj çıkaralım Borges gibi bize de” körlük’ “bahşledilmeden” okuyalım. İmkanlarımızı değerlendirelim. Ve de Saramago’nun roman kahramanları gibi “Körlük” illetine tutulmayalım.

Önceki Haber

Dünyanın gri halleri-Azad Barış

Sonraki Haber

Nükleer endüstrinin manipülatif ikna aracı çocuklar-Pınar Demircan

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beklemek/bekletmek ve palyatif çözümler 

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

İzlendiği gibi devlet, süreç için atılması gereken adımları atmıyor. Buna rağmen yetkililer, “her şeyin olumlu yönde ilerlediğine” dair açıklamalar yapıyorlar. ...

‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ahmet Oğuz diye bir arkadaş var, durumu hiç iç açıcı değil. Kalbi delik ve 2-3 yıl önce felç olmuştu; şu...

Quto’ya derdimi nasıl anlattım?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

AKP Hava Yolları’na bağlı Türkiye “tayyaresi” türbülansta… Pilot kontrolü kaybetmiş. Tayyare irtifa kaybediyor. Trafik açısından durum böyle. Siyaset açısından durum ne?...

Bekleme salonundaki toplum

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aynı hafta içinde iki görüntü yan yana düştü. Biri Boğaz kıyısında, Ortaköy'deki bir yalıda düzenlenecek Amedspor dayanışma gecesinin davetiyesi; öteki...

Araba çılgınlığına dair…

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi yeniden kurmak istiyorsak, arabanın yarattığı sorunlara radikal bir çözüm bulmamız gerekecek’...

103. yılında cumhuriyet ve demokratik dönüşüm sorunu

Yazar: Yeni Yaşam
31 Ekim 2026

Cumhuriyet’e giden yollar döşenirken o ilk günlerde dönemin toplumsal dokusu bütünüyle göz ardı edilmedi. Padişahlıktan, kulluktan, iç ve dış çöküntüden,...

Sonraki Haber

Nükleer endüstrinin manipülatif ikna aracı çocuklar-Pınar Demircan

SON HABERLER

Ankara’da kadın konferansı: Yasanın uygulanmasının belirsiz bir geleceğe bırakılması doğru değil

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Konferans ikinci gününde ‘Doğanın ve Yaşamın Özgürleştirilmesi Mücadelesini Konuşuyoruz’ oturumuyla sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Amedspor Eyüpsporu 5-1 mağlup etti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Arzoxlî’de GES projesine karşı çadır nöbeti 11’inci gününde, Cixsê’de direniş 93’üncü gününde devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Xarpet’te halk buluşmasında Öcalan’ın özgürlüğü vurgusu

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Van YYÜ’deki ihale, yurt ve personel usulsüzlükleri Sayıştay raporuna yansıdı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Google Finlandiya’da veri merkezi için 400 bine yakın ağaç kesti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır