Dilovası’ndaki Ravive Kozetik’te yaşamını yitiren 7 işçi için düznlenen anmada tüm sorumlular yargılanana kadar adalet mücadelesinin büyütüleceği vurgulandı
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bulunan Ravive Kozmetik atölyesinde 8 Kasım 2025 tarihinde meydana gelen ve 3’ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirdiği katliamın yıl dönümünde Dilovası İşçi Katliamı Aileleri, kadın örgütleri ve sendikalar anma düzenledi. Kent meydanında toplanan kitle katliamın yaşandığı atölyeye kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca “Dilovası için adalet herkes için adalet!”, “İşçiler ölüyor hükümet izliyor”, “Çalışırken ölmek istemiyoruz”, “İşçilerin katili sermaye düzeni”, “Jin, jiyan, azadî” sloganları atıldı.
Yaşamını yitiren Tuncay Yıldız’ın oğlu Ali Yıldız ve eşi İlknur Yıldız, Nisanur Taşdemir’n babası Vedat Taşdemir, Cansu Esetoğlu’nun babası İbrahim Esetoğlu burada söz aldı. Yakınlarını kaybeden aileler, 1 yıldır adalet mücadelesini sürdürdüklerini belirtti. Aileler, mahkemenin Gebze Adliyesi’ne alınması taleplerini yineledi.
Ardından İliç maden katliamında ve Gayrettepe gece kulübü katliamında hayatını kaybedenlerin aileleri de söz alarak katliamların sorumlularının yargılanmasını isteyerek adalet talep etti.
‘Sistemin çarkını kıracağız’
DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu da Türkiye’de adalet sorunu ve adalet mücadelesi olduğunu belirtti. Halide Türkoğlu, her gün kadın, çocuk ve işçi katliamı yaşandığını da vurgulayarak, “Adalet birilerinin tekelinde kalmış. Bundan böyle işçi katliamları, çocuk katliamları ve kadın katliamları son bulsun. Bizler bu sistemin çarkını bir şekilde kırmak zorundayız. Bu yüzden hep birlikte mücadeleyi büyütme sözü veriyoruz” dedi.
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise ailelerin 1 yıldır adalet beklediklerini söyleyerek, şöyle konuştu:
“İliç’te, Soma’da adalet geldi mi buraya adalet gelsin? Bu ülkede bir adalet sorunu var. Bu binada çığlıklar birbirine karıştı. Suçların üzeri örtülsün diye 2 günde binayı yıktırdılar. 2021’de yıkım kararı verilmişti. Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan sen neredeydin? Neden görmedin? O mahkemelerde adaletin gelmediğini biliyoruz. O halde adaleti biz sağlayacağız. Bu sistemin kendisi suçlu. Mağdurlar öte dünyadaki adalete güveniyor.”
‘Sömürü düzeninin sonucu’
Daha sonra kadın örgütlerinin ortak basın metnini Selda İlgöz okudu.
Selda İlgöz, şunları aktardı:
“Bu katliam, kadın ve çocuk emeğini ucuz, güvencesiz kılan, işçi sağlığı ve güvenliğini sağlamayan sömürü düzeninin sonucudur. Kadın yoksulluğunu ucuz işgücü kaynağına dönüştüren, işçilerin yaşam hakkını sermayenin kâr hırsına feda eden bu düzen, çalışma yaşamını kadınlar için bir şiddet alanına dönüştürmektedir. Kadınların, kız çocuklarının ve göçmen kadın işçilerin kayıt dışı, düşük ücretli, ağır ve insan onuruna aykırı koşullarda çalıştırıldığı bu düzende; günde 16 saate varan çalışma süreleri, alınmayan iş-işçi güvenliği önlemleri ve denetimsizlik ölümün koşullarını hazırladı. Kadınların yaşamı ve sağlığı, cinsiyetçi iş bölümünün ve emek sömürüsünün iç içe geçtiği bu düzende sistematik biçimde değersizleştiriliyor. Dilovası’nda yaşananları bu eşitsiz çalışma düzeninden bağımsız ele alamayız”
Talepler
Aradan geçen bir yıla rağmen yargılama sürecinde patronların ve yetkililerin sorumluluğu birbirine ya da yaşamını yitiren işçilere atmaya çalıştığına dikkat çeken Selda İlgöz, tüm sorumlular açığa çıkarılana kadar adalet mücadelesini sürdüreceklerini kaydetti. Açıklamada ortak talepler ise şu şekilde sıralandı:
- Katliamda ihmali, kusuru veya sorumluluğu bulunan tüm patronlar, üretici firma ve markalar ile denetim görevini ihmal eden kamu yetkilileri etkili biçimde soruşturulmalı ve yargılanmalıdır.
- İşçi aileleri, avukatlar ve adalet mücadelesini yürüten kurumlar üzerindeki baskı ve hedef göstermeler derhal durdurulmalıdır.
- Kadınları, göçmenleri ve çocukları güvencesiz ve kayıt dışı çalışmaya mahkûm eden düzene karşı bağımsız denetim mekanizmaları kurulmalı, yaptırımlar uygulanmalıdır.
- İşçi sağlığı ve güvenliği önlemleri kadın işçilerin ihtiyaçları gözetilerek uygulanmalı, kadınların eşit, güvenceli ve sağlıklı çalışma koşulları güvence altına alınmalıdır.
- Ulaşımın güç olduğu Kandıra Adliyesi yerine duruşmalar Gebze Adliyesi’nde görülmelidir.
- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı denetimsizlikteki sorumluluklarıyla yüzleşmeli ve davanın takipçisi olmalıdır.”
KOCAELİ









