YÖK’ün kuruluş yıl dönümünde İstanbul, İzmir ve Ankara’da açıklama yapan üniversite öğrencileri, üniversitelerin sermayenin çıkarlarına göre şekillendirilmesine, kayyım rektörlere ve baskılara tepki göstererek eşit, parasız, bilimsel ve anadilde eğitim talebini yineledi. İstanbul Taksim’deki yürüyüşte 6 öğrenci gözaltına alınırken, iki gazeteci de polis tarafından darp edildi
Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK)’ün kuruluş yıl dönümünde üniversite öğrencileri birçok kentte YÖK’ün kaldırılması talebiyle açıklama gerçekleştirdi.
İstanbul Üniversitesi öğrencileri, Fatih’te bulunan Beyazıt kampüsünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Öğrenciler açıklamanın yapılacağı alana üniversite içinde yürüyüş yaparak Üniversite’nin ana kapısı önüne gelip basın açıklaması gerçekleştirildi. Yapılan basın açıklamasına birçok öğrenci ve gençlik örgütleri katıldı.
Üniversite öğrencileri açıklama öncesi, 8 Mart’ a gittiği için polis tarafından ailesi aranan ve aile evinde şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş şekilde bulunan İlayda Zorlu ve bundan birkaç gün önce polis tarafından kaçırılarak darp edilen Hasan Basri Usta’yı hatırlatarak, yaşadıkları baskılara dikkat çekti.
Yapılan basın açıklamasında metni kitle adına İstanbul Üniversitesi öğrencisi Emir Sağlam okudu.
Sağlam, YÖK’ün kuruluşuna ve yaşanan hak ihlallerine değinerek, kampüslerin sermaye alanına dönüştüğünü belirtti. Sağlam, “Üniversitede öğrenci gençliğin örgütlenmesinin önüne geçmek ve kampüslerin neo-liberal politikalarla sermaye yararına dönüşümünü sağlamak adına 45 sene önce, 12 Eylül askeri faşist darbesiyle kurulan YÖK devletin istediği ‘makul’ öğrenciyi yaratmak üzere tek tip dernekler yasası ile harekete geçmiştir. Sonraki yıllarda üniversitelere atanan kayyumlar, üniversitelerin sermayeye açılması, ağırlıklı olarak, egemenlerin söylemiyle, ‘kar getirisi’ olan bölümlere yapılan yatırımlarla kampüslerimiz doğrudan sermayenin pazarı haline gelmiş ve neo-liberal politikaların etki alanı artırılmıştır” dedi.
Açıklama halay ve sloganlar ile son buldu.
Taksimde gözaltılar
Gençlik Komünleri Taksim Meydan’ında yürüyüş gerçekleştirdi. Yapılan yürüyüşte “YÖK’ten MESEM’lere kar için katlettiniz” pankartı açıldı. Yürüyüşte 6 öğrenci darp edilerek gözaltına alınırken, yürüyüşü takip eden Mezopotamya haber ajansı (MA)Muhabiri Narınç Demir ve Bianet Kadın Haberleri Editörü Evrim Kepenek darp edilerek gözaltına alınmak istendi. Gazetecilerin polisler tarafından darp edildiği kameralara da yansıdı. Gazeteciler uzun süre alıkonuldu.
İzmir
İzmir’de de üniversite öğrencileri, YÖK’ün kuruluşunu protesto etmek amacıyla Bornova Küçükpark girişinden Bornova Küçükpark Meydanına yürüyüşü düzenledi.
Gençlik örgütleri adına konuşan SGDF üyesi Beliz Karapınar, YÖK’ün kuruluşunun neoliberal politikalar gerçekleştiğini ve sermayeye hizmet ettiğini vurguladı. Anadilde eğitim hakkının tanınmasının demokrasinin bir önkoşulu olduğunu söyleyen Beliz Karapınar şu ifadeleri kullandı:
“Üniversiteleri sermayeye, faşist çetelere açan kayyum rektörler ve siyasi iktidar aynı zamanda eşit, bilimsel, parasız, anadilde eğitim hakkına saldırmaktan da geri kalmıyor. Yıllar boyunca eğitim müfredatları liberal ve erkek egemen anlayışla şekillendirilmiş ve bilimsel muhtevası tasfiye edilmiştir. Diğer bir temel mesele ise anadilde eğitim hakkının tanınmamasıdır. Siyasi iktidar; tekçi politikalarla, başta Kürtçe olmak üzere, Türk dili ve kültürü dışında kalan dil ve kültürleri inkar etmekte, öğrencilerin anadilde eğitim hakkını yok saymaktadır. Anadilde eğitim hakkının tanınması egemenlerin söylediği gibi bölücü bir talep değil, farklılıkların tanınması ve öğrencilerin eşit haklarla öğretim görmesi demektir. Bu nedenle de bilimsel ve anadilde eğitim talebi hala en güncel taleplerimiz arasındadır.”
Beliz Karapınar, Enternasyonel Dayanışma vurgusu yaparak, Fransada direniş başlatan öğrencilere selam gönderdi.
Ankara
Ankara’da Çankaya Belediyesi önünde bir araya gelen öğrenciler açıklama yaptı. Açıklamada öğrenciler adına basın açıklamasını Devrimci Gençlik Birliği üyesi Ceyda Elif Mutlu okudu. Kendilerine hiçbir gelecek sunmayan ve vaatte bulunmayan mevcut sisteme karşı isyan halinde olduklarını ifade eden Ceyda Elif Mutlu, ” Darbe ürünü olan YÖK, üniversiteleri kıskacına almış ve bilimi üniversitelerden kovmuştur. KHKlarla binlerce akademisyeninin üniversitelerden atılması YÖK’ün eliyle yapılmıştır. Bugün bu sömürü düzeninin üniversitelerdeki politikalarının yılmaz bekçisi yine YÖK’tür” dedi.
YÖK’ün her geçen yıl akademinin içini daha fazla boşalttığını, üniversiteleri sermayeye devrettiğini ve talimatlarıyla direnişçi öğrencilere soruşturmalar açılıp cezalar verildiğini, gençlerin yurtlarından atıldığını ve üniversitelerin başına kayyum rektörlerin atandığını belirtti
‘Parasız anadilde eğitim‘
YÖK ve bu düzenin ne zaman özgürlükleri ve gelecekleri için mücadele etseler karşılarına kayyum rektörlerle, genelgelerle, soruşturmalarla, uzaklaştırma cezalarıyla, baskı, gözaltı ve tutuklamalarla çıktığını belirten Ceyda Elif Mutlu şöyle devam etti:
“Bu çürümüş düzenin bize verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Mücadele etmek, direnişe geçmek insanca ve onurlu yaşamak için tek seçeneğimizdir. 19 Mart’ta tüm baskı ve yasaklamalara karşı direnmekten başka yolun olmadığını sokaklarda yeniden gördük. Yurtlarda soğuk suyla duş alıp kalp krizinden ölmediğimiz, okurken geçinmek için haftanın 7 günü çalışmak zorunda kalmadığımız, hevesle girdiğimiz üniversiteden nefret ederek ayrılmadığımız bir gelecek için mücadeleye geçiyoruz. Avrupa’nın dört bir yanında öğrencilerin bizimkiyle ortak bir isyanla ayaktayken direnişlerini selamlıyor, dayanışmamızı büyütüyoruz. Bizim olan üniversitelerden YÖK’ü, kayyumları def etmek, üniversitelerimizi özgürleştirmek, eşit, parasız, bilimsel, anadilde, eğitim ve insanca bir yaşam için sokaklardayız, sokakları bırakmayacağız. Bütün sıra arkadaşlarımızı geleceğimizi ellerimizle yaratmak için örgütlü mücadeleye çağırıyoruz.”
Kaynak: MA








