Kobanê’de DAİŞ’e karşı verilen direniş, bir kentin savunmasını aşarak uluslararası dayanışmanın sembolüne dönüştü. 1 Kasım Dünya Kobanê Günü dolayısıyla konuşan Bedia Emho ve İsmet Şêx Hesen, kadınların mücadelesine, dört parça Kürdistan’ın dayanışmasını anlattı
DAİŞ’in 15 Eylül 2014’te ağır silahlarla Kobanê’ye yönelik başlattığı saldırılar, kısa sürede kentin kuşatılmasına ve binlerce kişinin yerinden edilmesine neden oldu. Saldırıların yoğunlaştığı günlerde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 7 Ekim 2014’te, yaptığı açıklamada, “Şu anda Kobanê de düştü, düşüyor” ifadelerini kullandı. Ancak kuşatma ve yoğun saldırılara rağmen Kobanê’de direniş büyüdü. Kürdistan’ın dört parçasından ve dünyanın farklı bölgelerinden gelen gençler kentin savunmasına katıldı. Aylar süren mücadele, 26 Ocak 2015’te Kobanê’nin DAİŞ’ten özgürleştirilmesiyle sonuçlandı.
Kobanê’de ortaya çıkan direniş, kısa sürede uluslararası dayanışmanın sembolüne dönüştü. Nobel Barış Ödülü sahipleri, akademisyenler, aydınlar, yazarlar ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de aralarında bulunduğu binlerce kişinin çağrısıyla 1 Kasım, Dünya Kobanê Günü ilan edildi.
PYD Kadın Meclisi Sözcüsü Bedia Emho ve dönemin Kobanê Kantonu Savunma Komitesi Eşsözcüsü İsmet Şêx Hesen, 1 Kasım Dünya Kobanê Günü dolayısıyla direnişin tarihsel anlamını, kadınların mücadeledeki rolünü ve dört parça Kürdistan’dan yükselen dayanışmayı değerlendirdi.
Dört parça Kürdistan Kobanê’de buluştu
Kobanê direnişinin yalnızca bir kentin savunulması olmadığını, Kürt halkının ortak iradesinin ortaya çıktığı tarihsel bir dönüm noktası olduğunu belirten Bedia Emho, savaşın yoğunlaştığı dönemde dünyanın farklı bölgelerinden çok sayıda gencin Kobanê’ye yöneldiğini söyledi.
Kobanê’nin Rojava’nın tamamını temsil eden bir anlam kazandığını ifade eden Bedia Emho, dört parça Kürdistan’dan gelen savaşçıların ortak direnişinin halklar açısından önemli bir birlik deneyimi yarattığını kaydetti. Bedia Emho, o günlerde yaşananları şu sözlerle anlattı:
“Kürdistan’ın dört parçası adeta birleşti. Dört parça Kürdistan’dan savaşçılar buraya geldi. Birlik ruhu burada ilk kez kendini kanıtladı. Bu, çok anlamlı ve önemliydi.”
Kobanê, Rojava Devrimi’ni hedef alan saldırıları boşa çıkardı
Dönemin Kobanê Kantonu Savunma Komitesi Eşsözcüsü İsmet Şêx Hesen de direnişin dört parça Kürdistan’da büyük bir dayanışma yarattığını belirtti. Özellikle Kuzey Kürdistan’dan halkın sınır hattında beklediğini, yaralıları karşıladığını ve savaşçılara destek verdiğini ifade eden İsmet Şêx Hesen, bu dayanışmanın zaferde önemli bir payı olduğunu söyledi. Kobanê’ye yönelik saldırıların yalnızca kenti ele geçirmeyi değil, Rojava’da ortaya çıkan siyasi ve toplumsal kazanımları ortadan kaldırmayı amaçladığını belirten İsmet Şex Hesen, DAİŞ saldırılarından önce de kentin farklı paramiliter yapıların saldırılarına ve kuşatmasına maruz kaldığını dile getirdi.
İsmet Şex Hesen, Rojava Devrimi’nin boğulmak istendiğini belirterek, DAİŞ’in Musul, Rakka ve Minbic’in ardından Kobanê’ye yöneltilmesine dikkat çekti. Türkiye’nin saldırılara destek verdiği yönündeki iddialarını da dile getiren İsmet Şex Hesen, 14 Eylül’ü 15 Eylül’e bağlayan gece başlayan saldırının ardından kentin ağır bir kuşatma altına alındığını söyledi. Direnişin en önemli dönüm noktalarından birinin Serzorî olduğunu belirten İsmet Şex Hesen, burada savaşanların kararlılığının diğer mevzilere de moral verdiğini ifade etti.
“Kobanê düşmedi. O süreçte en önemli anlardan biri de Serzorî direnişiydi. Oradaki savaşçıların sesi hâlâ kulaklarımda. Dediler ki; ilk defa YPG ve YPJ’nin kararını tanımıyoruz. Bizler duruşumuzla düşmana örnek olacağız. Hiçbir zaman, hiç kimse kentimize giremeyecek” diyen İsmet Şex Hesen, 12 savaşçının direnişinin DAİŞ’in ilerleyişini kıran önemli anlardan biri olduğunu kaydetti.
Arîn Mîrkanların direnişinden kadın devrimine
Kobanê direnişinde kadınların üstlendiği rolün dünya çapında önemli bir etki yarattığını belirten Bedia Emho, YPJ’nin kuruluşundan DAİŞ’e karşı mücadeleye kadar kadınların öncülüğünde gelişen direnişin, kadınların toplumsal konumuna ilişkin kalıpları değiştirdiğini söyledi.
19 Temmuz 2012’de başlayan Rojava Devrimi’ni “devrim içinde devrim” olarak tanımlayan Bedia Emho, 2013’te YPJ’nin kuruluşunun ilan edilmesiyle kadınların özgürlük mücadelesinde örgütlü bir güç olarak öne çıktığını belirtti. DAİŞ’in kadın savaşçıların elinden öldürülmek istemediğini söyleyen Bedia Emho, kadınların zılgıtları, renkleri ve mücadeleleriyle de direnişin simgesi haline geldiğini ifade etti.
Kobanê’de Arîn Mîrkan’ın fedakârlığı ve kadın savaşçıların mücadelesinin bütün dünyaya yayıldığını vurgulayan Bedia Emho, “Tarih boyunca kadınlar hep ‘ezilen ve iradesiz’ olarak tanımlandı. Ancak Kobanê’de kadınlar üstlendikleri rolle bunun tam tersini gösterdi. Şehit Arîn Mîrkan’ın direnişi ve fedakârlığı ile Revanların mücadelesi bütün dünyaya yayıldı. Kadın iradesi burada kendini kanıtladı ve zaferi getirdi” dedi.
1 Kasım direnişin uluslararası dayanışmaya dönüşmesinin simgesi
Kobanê direnişinin uluslararası düzeyde yarattığı etkinin 1 Kasım’ın Dünya Kobanê Günü ilan edilmesiyle somutlaştığını belirten İsmet Şex Hesen, bu günün büyük bedeller ve mücadele sonucunda ortaya çıktığını söyledi. Direnişin yalnızca askeri bir zafer olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden İsmet Şex Hesen, şehitlerin bıraktığı mirasın korunması ve Kürt halkının birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
İsmet Şex Hesen, “Bugün kendiliğinden gelmedi. Bizlerin bugün şehitlerimizin bize bıraktığı mirasa sahip çıkmamız gerekiyor. Onların Kürt halkına bıraktığı kazanımlara sahip çıkmamız gerekiyor. Bunun için de birliğimizi sağlamamız gerekiyor” diye konuştu. Kürt halkının savaş değil, barış ve huzur istediğini belirten İsmet Şex Hesen, buna rağmen elde edilen kazanımların korunmasının önemine dikkat çekti.
Rojava’da demokratik entegrasyon beklentisi
Kobanê direnişinin ardından elde edilen kazanımların bugün de farklı saldırıların hedefinde olduğunu söyleyen Bedia Emho, Rojava ve Kobanê’ye yönelik devam eden saldırıları 2014’te ortaya konulan mücadeleden intikam alma girişimi olarak değerlendirdi.
29 Ocak Anlaşması’nın ardından demokratik entegrasyonun hayata geçirilmesini beklediklerini belirten Bedia Emho, yeni Suriye yönetiminde kadınların da siyasi ve toplumsal yaşamda yer alması gerektiğini ifade etti.
Bedia Emho, “Ödenen bunca ağır bedele ve şehitlerin direnişine sahip çıkan bir anlayışla demokratik entegrasyonun hayata geçirilmesini bekliyoruz” dedi.
Abdullah Öcalan’ın düşünceleri doğrultusunda Rojava’da demokratik bir sistemin inşa edildiğini savunan Bedia Emho, yeni Suriye’de Kürtlerin varlığının yasal ve hukuki güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolüne de dikkat çeken Bedia Emho, demokratik siyasetin önünün açılması ve siyasi mücadelenin yürütülebilmesi gerektiğini kaydetti.
Kobanê’nin tarihsel direnişinin unutulmayacağını belirten Bedia Emho, sözlerini “Direnmek yaşamaktır. Başkan Apo’nun da dediği gibi, ‘Umut, başarıdan çok daha kıymetlidir’” ifadeleriyle tamamladı.
Kobanê’de 2014 yılında ortaya çıkan direniş, DAİŞ’e karşı verilen mücadelenin yanı sıra kadınların, halkların ve farklı coğrafyalardan gelen dayanışmanın ortaklaştığı tarihsel bir deneyim olarak hafızalardaki yerini koruyor.
Kaynak: JINNEWS\MA









