• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Hakan Öztürk

Fransa ve politika

24 Ekim 2026 Cumartesi - 00:00
Kategori: Hakan Öztürk, Yazarlar

“Sıkıysa gelip yaşasınlar benim dokuz metrekare evimde. Az önce bir polis vardı. Ona böyle yaşanamayacağını anlatıyordum. O da abarttığımızı söylüyordu. Onunla yer değiştirmeyi çok isterim. Gelsin de yaşasın benim küçücük evimde. İki kişi, hamam böcekleriyle. Bu hayat yaşanmaz hâlde.”

Fransa’da eylemlerde yer alan genç bir kadın böyle bağırıyor. Sonuna kadar haklı. Devletler müthiş, devletler güçlü, devletlerin uçak gemileri var. Buna karşılık öğrenciler dokuz metrekare evde, hamam böcekleriyle birlikte yaşıyorlar. Yanlış anlamayın, Orta Çağ’da yaşamıyorlar ve hapiste değiller. Burjuva demokrasisinin medarıiftiharı Fransa’da ve 2026 yılında yaşıyorlar. Hem de yapay zekâyla başka ufuklara doğru uzanırken. Her ne hikmetse insanlığı kolayca kurtaracak olan yapay zekâ öğrencileri hamam böceklerinden kurtaramıyor.

Bütün bunlar Fransa’da para bulunmadığından ve Fransa’nın çok çok borçlu olmasından kaynaklı değil. Sorun her zamanki gibi bir bölüşüm sorunu. Thomas Piketty Fransa’daki iktisadi durumu kolayca şöyle açıklıyor: “Kamu borcu, 1970’te GSYİH’nin %20’si iken bugün %120’ye vardı. Ancak aynı dönemde özel servetler çok daha fazla arttı: GSYİH’nin %300’ünden %600’üne çıktı ve en büyük finansal servetler bakımından aşırı bir yoğunlaşma gerçekleşti. Başka bir deyişle, Fransa’nın ulusal serveti, yani özel ve kamu borçları düşüldükten sonra özel ve kamu servetlerinin toplamı hem mutlak rakam olarak hem de GSYİH yüzdesi olarak hiç bu kadar yüksek olmamıştı. Ayrıca GSYİH’nin kendisi de hiç bu kadar yüksek olmamıştı.”

Para var ama özel servetlerin artması için, savaş uçaklarının yapılması için ve özel şirketlerin desteklenmesi için var. Askerî harcamalar için bütçeden 64 milyar avro ayrılıyor.

Can Yücel diyor ki: “Sararıp dökülmeden önce kızaran yapraklar ki onlar / Şan verdiler ortalığa bütün bir sonbahar / Mevsim dönüp de yeniden yeşermeğe başlayınca rüzgâr / Çıplaklığında o atın yine onlar koşacaklar / O çocuklar / O yapraklar / O şarabi eşkiyalar / Onlar da olmasa benim gayrı kimim var?”

İşte gelip çıktılar. İyi şeyler yok olmaz, küllerinden yeniden doğar. Dünyanın bütün çetin cevizleri karşınızda şimdi.

İran’a saldırmanın, benzin fiyatlarını yükseltmenin, Çin’i kuşatmaya çalışmanın bir bedeli var. Liseliler, üniversiteliler, itfaiyeciler, kamu çalışanları, göçmenler size bu bedeli ödetecekler şimdi. Dünya kaç bucakmış göreceksiniz.

Ana akım medya her zamanki gibi rezil. Kırılan mağaza camlarına, yakılan çöp kutularına çok içleniyor. Bir de harap olan Limoges Belediyesi binasına. Karl Marx, Fransa’da İç Savaş adlı eserinde “Çarpışma sonrasındaki toplu katliamı memnuniyetle seyreden bütün dünya burjuvazisi, tuğla ve harcın ‘kutsallığının çiğnenmesi’ karşısında dehşetle sarsılıyor!” diyerek hâkim sınıfın hislerindeki riyakârlığı açığa vuruyor. Çoğu çocuk olan 8 bin kişi gözaltına alındı. Gençlerin kolları koptu ve bazıları gözlerini kaybetti ama onlardan söz eden yok. Mağaza camı insan canından daha önemli, cam kalpli medya için.

Hâkim sınıf ve onun medyasına diyecek bir sözüm yok. Eşyanın tabiatı gereği öyleler. Taraflarını ve tarihsel çıkarlarının nerede olduğunu biliyorlar.

Peki ya biz, bizim taraftakiler? Ateşi körükleyenler ve ateşten gömleği giyenler. Yani bizimkiler tarafını ve tarihsel çıkarını biliyor mu?

İlk başta andığım videonun sonunda genç çocuk öfkeyle şöyle diyor: “Macron, kötü bir şey yarattın. Cebimize el attın. Cebe el atınca artık ne sol kalır ne sağ ne de komünist. Hiçbiri kalmaz. Bütün Fransızların cebine el atıyorsun. İşte bu yüzden bugün buradayız.”

Ah be çocuk.

Hâlâ demeye çalışıyorsun ki ne sağ var ne komünist.

Toplumsal muhalefetin bu vahim parolası hiç değişmiyor: “Ne sağcıyım ne solcuyum, hiçbir politik görüşüm yok.” İşte tarafını ve tarihsel çıkarını bilmemek tam olarak buna denir. Sen böylesin ama Emmanuel Macron taş gibi neoliberal, Marine Le Pen taş gibi faşist ve öne çıkan cumhurbaşkanı adayı. Dünya yüzeyinde teriyle kanıyla mücadele veren muhalifler önce hiçbir politik görüşü olmadığını, sonra da hiçbir politik örgüte üye olmadığını söylüyor gururla. Yenilgisinin ana sebebi de tartışmasız budur ne yazık ki. Ordun yok ve ordun olmadığı için bir stratejin de yok doğal olarak. Muhalifler her yerde kendisini kolu kanadı kırık bir mücadeleye mahkûm ediyor.

Her ne olursa olsun, sonunda anlaşılacaktır. Bilişsel yolla anlaşılamasa bile deneme yanılma yoluyla anlaşılacaktır. Devrimci teori, parti ve politik program olmadan devrimci pratik olmaz.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

İçtiğiniz kahveye dikkat!

Sonraki Haber

Tutsaklardan mesaj: Önderliğimizin fiziki özgürlüğü, demokrasi ve barış talebini yükselteceğiz

Sonraki Haber

Tutsaklardan mesaj: Önderliğimizin fiziki özgürlüğü, demokrasi ve barış talebini yükselteceğiz

SON HABERLER

İran’da kadın hakları savunucularına yeni dava

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bedlîs’in tanınan simalarından ‘Çerçî Birho’ yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Konferans ikinci gününde: Barışın Siyasal Sorumluluğu oturumu sona erdi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Buldan: Kadınlar kalıcı barışı gerçekleştirecek için örgütlü güç olabilir

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Türkiye’de kaybolan İranlı Hüseyin’in ailesi çocuklarını arıyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kongra Star, Kobanê’nin geleceği için tüm güçlere sorumluluk çağrısı yaptı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kayyım yönetimindeki belediyede usulsüzlük tablosu: Milyarlarca liralık fark, ihalesiz hak devri

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır