• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Politika

Kardeşlerimiz öldürülüyor…

16 Şubat 2019 Cumartesi - 01:00
Kategori: Politika

AKP’nin süren açlık grevleri üzerinden Kürt halkını terörize edip, kamplaştıran politikalarına karşı sol ve sosyalistler olarak karşı durmaları gerektiğini söyleyen Devrimci 78’liler Federasyonu Başkanı Cumhur Yavuz, “Bugün yanı başımızda kardeşlerimiz öldürülüyor demedikçe, sıkıntılı bir süreç bizi bekliyor olur” diye uyardı. 12 Eylül döneminde tutuklanıp, idam cezasına çarptırılan ve tutulduğu tecrit koşullarına karşı açlık grevine giren isimlerden bir olan Devrimci 78’liler Federasyonu Başkanı Cumhur Yavuz, Leyla Güven ve cezaevlerindeki tutukluların girdiği açlık grevlerine dair MA’ya konuştu. 12 Eylül koşullarında uygulanan tecride karşı direnmenin tek yolu vardı, o da bedenini açlığa, ölüme yatırmaktı diyen Yavuz, “bugün Türkiye gündeminde yine açlık grevleri var ve bunlara ses vermek durumundayız” dedi. İlk açlık grevi eylemine Amasya Cezaevi’nde dahil olduğunu belirten Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Açlık grevimizi tecrit koşullarında gerçekleştirdik. Sürekli hücrelerde tutuluyorduk. Hareket bile edemiyorduk. Mazgallardan yemek veriyorlardı. Uzun bir süre bizi havalandırmaya çıkarmıyorlardı. Eylemimiz büyük bir etki yarattı ve cezaevinin tamamına da yayılınca yönetim bizimle görüştü”

‘Diyarbakır farklıydı’

Diyarbakır Cezaevi’ndeki koşulların ve direnişin ise, çok farklı olduğuna değinen Yavuz, “Biz Diyarbakır Cezaevi’ndeki açlık grevlerini, yaşanan olayları Mehdi Zana’dan öğreniyorduk. En çok heyecan duyduğumuz olay da Esat Oktay’ın infazını gazetelerden okumak olmuştu. O kadar zulüm yapmıştı ki, burjuva medyası bile zulmünü yazmak zorunda kalmıştı” ifadelerini kullandı. Yavuz’a göre, cezaevleri başlı başına bir izolasyon alanı. Bu yüzden de ekstra bir tecrit uygulanması kabul edilebilir bir şey değil. Tecridin insanlık dışı bir durum olduğunu kaydedem Yavuz, doğru olan şeyin de tecride karşı insani bir tepkinin açığa çıkması olduğunun altını çizdi.

‘AKP 12 Eylül’ün ürünü’

O dönem ile kıyaslandığında iktidarda bulunan AKP’nin, 12 Eylül ruhunu bugün bilfiil uyguladığını söyleyen Yavuz, “Zaten AKP’nin kendisi de 12 Eylül’ün bir ürünüdür. Darbe koşullarını egemenlerin ihtiyaçlarına uygun olarak yeniden yeniden üreterek sürdüren bir zihniyettir. Demokrasi onlar için sadece bir sözcükten ibarettir. Bu kadar ırkçı ve şoven bir dalganın AKP tarafından kasıtlı olarak örgütlenerek sürdürülüyor olması, halkı birbirine karşı düşmanlaştırıyor ve karşıtlar haline getiriyor” dedi.

‘Haberiniz var mı?’

Buna karşı sol, sosyalistler olarak ortak bir zeminde buluşmanın önemine dikkat çeken Yavuz, bunun başarılması halinde AKP’nin Kürt halkını terörize ederek kamplaştıramayacağını vurguladı. Buluşulacak böylesi bir zeminle, sosyal demokrat çizgideki insanların ırkçı, gerici temelde örgütlenmek istenmesinin de önüne geçilebileceğini söyleyen Yavuz, bu doğrultuda hemen bugün atılabilinecek adımlardan biri olarak ise şu örneği verdi: “Annelerimiz 1984 yılında şöyle bir eylem yapmışlardı. Ulus’tan Kızılay’a kadar yürüyerek önlerine çıkan herkese ‘Çocuklarımız ölüyor haberiniz var mı?’ diyerek cesaretle dokunmuşlardı. Bugün yanı başımızda kardeşlerimiz öldürülüyor demedikçe sıkıntılı bir süreç bizi bekliyor olur. Cezaevlerindeki açlık grevlerine ses vermek durumundayız.”

ANKARA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Açlık, domates, mermi…-Ayşe Gökkan

Sonraki Haber

IŞİD, ailelerini vuruyor

Sonraki Haber

IŞİD, ailelerini vuruyor

SON HABERLER

Gazeteci Arı: Bin TL’niz yoksa Sincan’da soğutasınız

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Mısırlı avukat Suzan Nada: Yaşanan krizlere karşı ortak mücadele yürütülmeli

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Figen Yüksekdağ’dan konferansa mesaj: Kadınların dayanışması çok şeyi değiştirebilir

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kobanê düşmedi, direniş tarihe geçti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Polen Ekoloji Kolektifi: COP’lar sermayenin pazaryeri

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Konferans ikinci gününde: Barışın Siyasal Sorumluluğu: Demokratik Çözüm, Meclis ve Siyasi Partiler oturumu sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Faysal Sarıyıldız: İki yıldır söz var, somut adım yok

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır