Hakkında 2 yıl 2 aydan 9 yıl 8 aya kadar hapis cezası istenen tutsak komedyen Deniz Göktaş, ilk duruşmada tahliye edilirken, Göktaş’a ‘suçu ve suçluyu övmekten’ beraat, ‘dini değerleri aşağılamaktan’ 7 ay 15 gün, ‘cumhurbaşkanına hakaretten’ 11 ay 20 gün ceza verildi
“Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinin YouTube’da yayınlanmasının ardından hakkında başlatılan soruşturma kapsamında yaklaşık üç aydır Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş’ın ilk duruşması bugün İstanbul Adliyesi’nde 4. Ağır Ceza salonunda görüldü.
Tutukluluk sürecine ilişkin “Ömrümden üç ay çalındı” diyen Deniz Göktaş, savunmasını “Komedyenlik de, sahneye çıkmak da herhangi bir şekilde mahkemenin konusu değildir; eleştirinin konusudur. Suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum” sözleriyle tamamladı.
Deniz Göktaş’ın Türk Ceza Kanunu 215/1, 216/1, 218/1, 299/1 ve 2. maddeleri uyarınca “Suçu ve Suçluyu Övme”, “Halkı Kin ve Düşmanlığa tahrik” suçlarından cezalandırılması talep edildi.
Duruşmaya verilen aranın ardından mahkeme, üç ayrı suçtan yargılanan Deniz Göktaş hakkında “suçu ve suçluyu övmekten” beraat, “dini değerleri aşağılamaktan” 7 ay 15 gün, “cumhurbaşkanına hakaretten” 11 ay 20 gün ceza verdi.
Cezanın açıklanmasının ardından Göktaş, tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Deniz Göktaş’ın savunmasında şunlar öne çıktı:
“Dönüp baktığımızda politik mizah ve hiciv ile hayatınızda ilk kez karşılaşmıyorsanız şu an bu davaya konu olan cümlelerdeki eleştiri dozunun çok hafif ve yumuşak olduğunu bilirsiniz. Ben çocukken televizyonda Levent Kırca izledim, mizah dergileri okudum. Ferhan Şensoy’un oyunlarını izledim. Arşivlerden Gırgır dergisinin ciltlerini okudum. Devekuşu Kabare’nin oyunlarına baktım. Beni o ustalar izleseler, özellikle bu davaya konu olan cümleleri, bir komedyene göre fazla yumuşak dillisin deyip beni korkak bulurlar. Ama onların döneminde bu eleştiriler toplum ve yöneticiler tarafından bugüne göre gayet olumlu daha normal karşılanıyordu diyeyim çok da abartmayayım.
3 defa sert şekilde Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istemediğimi söyledim. Bir polis beni zorla görüştürdü. Kendisiyle de sert konuştum. Benim üzerimden reklam yapmasını istemedim. Ben neden Kılıçdaroğlu ile zorla görüştürüldüğümü bilmiyorum.
Herhangi bir politik niyetim yok. Sadece hücrede otururken haberlerden takip ettiğim kadarıyla bir emekli polis memuru geçinemediği için intihar etti. Aynı hafta AKP Genel Başkan Yardımcısı fonlardan, fon vurgunu olarak geçen şeyden çok yüksek kar elde ettiği için ve fon vurgunun içinde dahil olduğu iddiaları sebebiyle görevden affını istedi. Şimdi emekli polis memurunun intihar etmesi de bu ülkenin yöneticilerinin sorumludur ve ben bir komedyen olsam bugün ilk yapacağım şaka tırnak içinde tabii ki kara mizah bunun hakkında olacaktır. Diğer taraftan burada otoriter olduğu için utangaç bir diktatör diyorum Recep Tayyip Erdoğan’a. Recep Tayyip Erdoğan’ın en yakın ekibine seçtiği Genel Başkan Yardımcısı, güvenilir olarak tuttuğu kişi bugün sıradan vatandaşların hakkına girdiği iddiası sebebiyle görevden affını istiyor. Bu ancak otoriter bir liderin ülkesinde olabilir. Yaptığım söylediğim her şey politik, mizahi eleştiridir. Ve çıktığımda buna devam edeceğim.”
İSTANBUL









