Rojin Kabaiş’in ölümünün ikinci yıldönümünde Amed’de yürüyüş düzenleyen kadınlar, etkin soruşturma yürütülmesi ve sorumluların açığa çıkarılması talebinde bulundu. Annesi Aygül Kabaiş, ‘Rojin’in 2 senesi doldu. Çok acı çekiyoruz. Niye katiller bulunmuyor? Katilleri bulunsun istiyoruz’ dedi
Amed’de Şêx Seîd Meydanı’ndan Ulu Camii önüne gerçekleştirilen yürüyüşe, Rojin Kabaiş’in ailesinin yanı sıra çok sayıda kadın katıldı.
Alkış, zılgıt ve sloganlarla Ulu Camii önüne kadar yapılan yürüyüşten sonra ilk olarak konuşan Rojin Kabaiş’in annesi Aygül Kabaiş, “Rojin’in 2 senesi doldu. Çok acı çekiyoruz. Niye katiller bulunmuyor? Kadınları öldürüyorlar, katilleri bulmuyorlar. Katilleri bulunsun istiyoruz. İnsanlara niye bu acıyı yaşatıyorlar?” diye sordu. Rojin’in oda arkadaşının bir şeyleri bildiğini belirten Aygül Kabaiş, konuşmasını istedi.
Üniversitenin, kızının kaybolduğunu kendilerine geç haber vermesine tepki gösteren Aygül Kabaiş, “Hem üniversiteden hem yurttan hem de oda arkadaşından davacıyız. Adalet istiyoruz” dedi.
’Üniversitenin de sorumluluğu var’
Ardından Amed Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden Helin Tapancı, ortak metni okudu. “Rojin Kabaiş’e ne oldu?” diye soran Helin Tapancı, etkili soruşturma yürütülmediğini belirtti. Helin Tapancı şöyle devam etti:
“Rojin’in bedeninden alınan örneklerde iki farklı erkeğe ait DNA profillerinin tespit edilmiş olması karşısında, bu DNA’ların kaynağının ve Rojin’in ölümüyle herhangi bir bağlantısının bulunup bulunmadığının hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Biyolojik delillerin yanı sıra dijital materyallerin, kamera kayıtlarının, tanık anlatımlarının ve dosyaya yansıyan diğer tüm bulguların birbirleriyle ilişkili ve bütüncül biçimde değerlendirilmesi; üçüncü kişilerin olası rolünün herhangi bir ihtimal peşinen dışlanmadan araştırılması zorunludur. Rojin’in ölümüne ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından önem taşıyan işlemlerin önemli bir bölümünün ancak ailenin, vekillerinin ve dosyayı takip eden hukuk örgütlerinin ısrarlı talepleri sonucunda gündeme gelmiş olması, etkin soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmesi bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur. Rojin’in öğrencisi olduğu Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ile kaldığı yurdun sorumluluğu da bu süreçten bağımsız düşünülemez.”
‘Sorumlular tespit edilmeli’
Kadınların şüpheli ölümlerinin “intihar, kaza” diyerek kapatılmaya çalışıldığını gerçeğe ulaşma mücadelesinin kadınların ailelerine, kadın örgütlerine ve meslek örgütlerine bırakılmasının, kadınların yaşamlarının hangi ölçüde korunmaya değer görüldüğü sorusunu beraberinde getirdiğine dikkat çeken Helin Tapancı, şunları söyledi:
“Genç kadınların kaybolmasının ve şüpheli ölümlerinin olağanlaştırılmasına, kadınların yaşamlarının değersizleştirilmesine ve kadınların ölümünün ardından hakikate ulaşmanın dahi uzun bir mücadeleye dönüştürülmesine itiraz ediyoruz. Bir genç kadın kaybolduğunda kamu makamlarının yükümlülüğü beklemek değil, gecikmeksizin harekete geçmektir. Kadınların yaşam hakkının korunması bir tercih, idari takdir veya ailelerin ısrarına bağlı bir mesele değil; devletin pozitif yükümlülüğüdür.
Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın eksik kalan bütün yönlerinin tamamlanması, biyolojik ve dijital deliller başta olmak üzere dosyadaki tüm delillerin bütüncül biçimde değerlendirilmesi, üçüncü kişilerin olası rolünün etkili biçimde araştırılması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına elverişli bütün soruşturma işlemlerinin gecikmeksizin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte üniversite ve yurt yönetiminin süreçteki olası ihmalleri de soruşturulmalı; kamu görevlileri dahil olmak üzere ihmali, kusuru veya sorumluluğu bulunan kişiler varsa tespit edilmeli ve haklarında gerekli hukuki süreçler işletilmelidir.”
‘Adalet mücadelemizi sürdüreceğiz’
Adalete erişimin ailelerin ısrarına, kadınların mücadelesine ve kamuoyu baskısına bağlı olmaması gerektiğini vurgulayyan Helin Tapancı şu ifadeleri kullandı:
“Rojin’in ailesi yalnız değildir. Rojin’in nasıl ve hangi koşullarda yaşamını yitirdiği bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulana, ölümünde üçüncü kişilerin rolü bulunup bulunmadığı tespit edilene, süreçteki olası ihmaller araştırılana ve varsa sorumlular hakkında etkili bir hukuki süreç işletilene kadar dosyanın takipçisi olmaya devam edeceğiz. Kadınların yaşam hakkının değersizleştirilmesine, şüpheli kadın ölümlerinin karanlıkta bırakılmasına ve ailelerin adalet arayışında yalnızlaştırılmasına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.”
Rojin İçin Adalet Komisyonu adına konuşan Şeyma Nur Çoban, “Biz kadınlar ve aile gerçeklerin açığa çıkması için 2 yıldır mücadele etmekteyiz. Mücadele sonucu gerçeklere çok daha fazla yaklaşmış durumdayız. Deliller burada, iki yıldır mücadele veren biz kadınlar buradayız. Verdiğimiz mücadeleden vazgeçmiyoruz” dedi.
Doku ailesi: Katillerin cezalandırılması lazım
Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, “Gülistan için adalet demek sadece bir slogandan ibaret değildir. 6 yıldır Gülistan’ı aramak zorunda kalmasaydık, Kabaiş ailesi de Rojin için adalet demek zorunda kalmayacaktı. Kadınların öldürülmemesi için bu katillerin cezalandırılması lazım. Şüpheli kadın ölümü yok, elini kolunu sallayarak gezen katiller vardır. Katiller bilsin ki Rojin’in katili de bulunacak, Gülistan’ın da bulunacak” ifadelerini kullandı.
Kaynak: MA









