• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Abdullah Aysu

Sahi biz nereye gidiyoruz?

23 Ağustos 2023 Çarşamba - 00:00
Kategori: Abdullah Aysu, Yazarlar

Türkiye toplumunun üç vefakâr, cefakâr, emektar kesimi var. Biri emekliler, biri çiftçiler diğeri ise tüketici halk. Bu üç kesime karşı yönetenlerin vefalı olduğu bugün tartışma konusu.

Emekliler

Emekliler çalıştıkları dönemde ülkenin bütün yükünü sırtlar. Ülke halkının rahatı ve refahı için emekli olana kadar çalışır, çabalar; emek harcar, enerjisini sonuna kadar kullanır. Çalıştığı dönemde emeklilikte rahat etsin; ele güne muhtaç olmasın, diye aldığı ücretinden devlet kesinti yapar, biriktirir. Emekli olduğunda çalıştığı dönemde devletin kasasındaki biriktirilmiş olan parasından çalışıyormuş gibi maaş bağlanır. Emekliliğinde namerde muhtaç olmadan yaşar. Ne yazık ki emektar emeklilerimiz şimdi muhtaç durumda. Biriksin diye kesilen paraları ezelden beri “har vurup harman savruldu”, başka bir deyişle, “emanete hıyanet edenler” yüzünden emekliler şimdi devletin sırtında yük olarak gösteriliyor. Hakkın kendisi bir yana ahde vefa hak getire. Böylesi bir toplumsal ve yönetsel erozyon ile karşı karşıyayız.

Çiftçiler

Çiftçiler insanların karnını doyurur. Sırtını giydirir. Bu faaliyetleriyle toplumsal bir görevi yerine getirirler. Toplumun en çilekeş kesimidirler. Halkın karnını doyurma ve sırtını giydirmek gibi önemli toplumsal görevinin yanında ülkenin krizinin yükü yükleniyor şimdi sırtlarına. İnsanlara gıda sağlamak için faaliyetleri esnasında zorunlu olarak kullandıkları mazotun fiyatının üzerine Katma Değer Vergisi (KDV) konuluyor. Yetmiyor, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) bindiriliyor. Sanırsın çiftçi traktörle boğazda caka satıyor, onun için lüks vergi olan ÖTV vermekle yükümlendiriliyor. Çiftçinin ürettiği ürünün fiyatını belirlemeye gelince ürünü mal ettiği fiyat kadar fiyat belirleniyor. ÖTV’li, KDV’li mazotun litre fiyatı kırk liraya dayandı. Çiftçinin buğdayının 1 kilosunun piyasa fiyatı 6-7 lira arasında. Çiftçi buğdayın kilosunu 6-7 TL’ye satıp 40 TL’ye mazot alarak halka karşı toplumsal görevini yerine getirebilmek için nasıl üretim yapabilecek? Ekim sezonu yaklaşıyor, DAP gübresinin fiyatı 20 TL’yi geçti. Hangi para ile gübre alıp tarlaya saçacak? Makas haddinden fazla açıldı. Bu makas açılması üretim için hayra alamet değil. Benden söylemesi! Evet. Dolar 27 bandında. Mazot, gübre ve yemin hammaddesi, ilacın, mekanizasyonun önemli bölümü ithal ediliyor. Yani dövize bağlı. Sahi biz nereye gidiyoruz, böyle dolu dizgin.

Tüketiciler

Ayçiçek, zeytinyağı yeni zamlandı. Kuraklık yüzünden ayçiçeği verimliliğinde yüzde 30 verim kaybı bekleniyor. Yönetim krizinin yanısıra iklim krizi, gıda krizini besliyor. Buğdayın fiyatı düşük belirleniyor, ama maliyetlerin artmasından ekmeğin fiyatı yükseliyor. Etin, tereyağının, yoğurdun yanına yaklaşılmıyor zaten. Halkın zam yağmurundan ve dolaylı vergilerden beli bükülmüş, doğrultamıyor. Verdiği vergiden kendisine nefes aldıracak politikayı da ara ki bulasın. Ne olacak bu halkın hali?

Yerel seçim tamtamları çaldı, çalacak. Partilerin içerisi kaynayan kazan misali. Fokurduyor. Ama evdeki tencere kaynamıyor. Fokurtu sesi yok? Ne olacak bu hal ve gidiş, ey siyasiler? Üretim yapmayı sağlamak bir çözüm olabilir mi? Ne dersiniz?

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Bu ‘dengesizler’ hep HDP’yi mi buluyor?

Sonraki Haber

İhanet ve işbirlikçiliğin panzehri ulusal birliktir

Sonraki Haber

İhanet ve işbirlikçiliğin panzehri ulusal birliktir

SON HABERLER

Gazeteci Arı: Bin TL’niz yoksa Sincan’da soğutasınız

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Mısırlı avukat Suzan Nada: Yaşanan krizlere karşı ortak mücadele yürütülmeli

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Figen Yüksekdağ’dan konferansa mesaj: Kadınların dayanışması çok şeyi değiştirebilir

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kobanê düşmedi, direniş tarihe geçti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Polen Ekoloji Kolektifi: COP’lar sermayenin pazaryeri

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Konferans ikinci gününde: Barışın Siyasal Sorumluluğu: Demokratik Çözüm, Meclis ve Siyasi Partiler oturumu sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Faysal Sarıyıldız: İki yıldır söz var, somut adım yok

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır