• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ahmet Güneş

Bir rehin, bir tehdit

10 Aralık 2021 Cuma - 15:09
Kategori: Ahmet Güneş

Rehin alıp dört duvar arasına koyduğu bir bedenle Kürt halkını tehdit etmeyi marifet sayan devlet aklına karşı her yerde bunu ifşa etmeye devam etmeliyiz. Nihayetinde ısrar bir güçtür. Her ne kadar barbar hukuku her yerde kendini duyuruyorsa, her mecra da bir ifşa yeridir

Hayallerin azap koridorunda volta atıyoruz. Bir yaklaşan, beş geri çekilen uzak bir manzaraya bela olmuş gibi bir yaşam. Kahreden zaman, nereye gittiği bilinmeyen yıllar bir çember artık. Talep etmek geçerli değil, adıyla çağrılan her şey taklidiyle geç geliyor. Anlamına küsmüş bir cevap hangi soruyu unutturabilir ki.

Organize bir kötülük, devraldığı düşmanlığıyla can almaya devam ediyor. Sokakta, patikada, dört duvar arasında, bazen evinin içinde göz göre göre cinayet işliyor ve bununla geri kalan herkese gözdağı veriyor. Yıllardır tekrarlandığı için toplumu kanıksatmaya devam ediyorlar. Aslında şahit kılındığımız bu cinayetler bizleri de rehin alıyor.

Cezaevlerinde hasta tutsakların sağlık hakkını gasp eden devlet, insanları ölüme sürüklüyor. Dışarıda sürmekte olan haksızlığa, ayrımcılığa tepki gösteren bir insan, bir anda kelepçelenmiş ve yargılanır halde buluyor kendini. Zaten insan sağlığına açık bir saldırı olarak inşa edilmiş cezaevlerinde hayatta kalmak, az hasarla yani az hastalıkla dışarı çıkmak büyük bir direniş istiyor. Ama işte insan bedeni her şeye göğüs geremiyor. İnancı, dirayeti ne kadar büyük olursa olsun hastalıklara yenik düşebiliyor.

Son yıllarda cezaevlerinden devrimci Kürtlerin tabutları çıkıyor. F, H, D, L ve benzeri tipteki cezaevleri insanı ölüme sürükleyen tarzda yapıldığı için her tutsak ciddi sağlık sorunları ile yüzleşiyor. Geçmişte kamuoyunda gündem olmasa bile en azından hasta tutsaklar için aflar, ceza ertelemeleri gerçekleşebiliyordu. Şimdilerde ise yasaya da tıbba da aykırı bir şekilde, bile isteye insanlar öldürülüyor.

Kaç zamandır Kürtlerin gündemi cezaevlerinde gerçekleşen ölümler oldu, oluyor. Devletin cezaevindeki Kürde reva gördüğü ‘mezara kadar kelepçe’ yaklaşımı, hasta tutsaklar için yürütülen tüm kamuoyu baskısına rağmen devam ediyor. Son aylarda 83 yaşındaki Mehmet Emin Özkan’ın sağlık durumu hakkında her gün haberler yapılıyor. Özkan’ın devlet içi iktidar savaşında bir komplo kurularak 26 yıldır hapiste tutulduğu gerçeği, onun dışarı çıkması için yeterli bir ispat değil. Çünkü Özkan bir Kürt.

Önceki gün oğlu tarafından koronavirüse yakalandığı duyurulan Özkan için Meclis’te, sosyal medyada, sokakta veya halen Diyarbakır Barosu’nda devam eden Adalet Nöbeti’nde yapılan tüm çağrılar yanıtsız kaldı. Hafıza kaybı yaşayan ve ağır hasta statüsünde olan bir insanın bırakılmamasına düşmanlık demek yerinde ama yeterli değil. Çünkü Özkan şahsında güdülen düşmanlık aynı zamanda cezaevlerindeki insandan dışarıdaki muhalif insana kadar bir tehdittir. Devlet hasta tutsakları ölüme sürükleyerek hepimizi bununla korkutmak istiyor.

Rehin alıp dört duvar arasına koyduğu bir bedenle Kürt halkını tehdit etmeyi marifet sayan devlet aklına karşı her yerde bunu ifşa etmeye devam etmeliyiz. Nihayetinde ısrar bir güçtür. Her ne kadar barbar hukuku her yerde kendini duyuruyorsa, her mecra da bir ifşa yeridir. Özkan şahsında ‘Hasta tutsaklara özgürlük’ demek, salt bir talep olmanın ötesinde bir yerdedir artık. O yer biziz ve biz de buradayız.

Haftanın kitap önerisi: İhsan Oktay Anar, Puslu Kıtalar Atlası / İletişim Yayınları

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

TÜİK’in evreninden haberler: İşsizlik azaldı, iş gücü arttı

Sonraki Haber

Zamlar kimin için çalıyor!

Sonraki Haber

Zamlar kimin için çalıyor!

SON HABERLER

Dijital medyada yaş doğrulama yürürlüğe girdi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Dünya Gazetesi sahibi fon soruşturmasından gözaltına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

DEM Parti’den Kobanê mesajı: Demokratik Suriye inşa edilmeli

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Gazeteci Arı: Bin TL’niz yoksa Sincan’da soğuktasınız

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Mısırlı avukat Suzan Nada: Yaşanan krizlere karşı ortak mücadele yürütülmeli

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Figen Yüksekdağ’dan konferansa mesaj: Kadınların dayanışması çok şeyi değiştirebilir

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Kobanê düşmedi, direniş tarihe geçti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır