• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Kasım 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Majestelerinin muhalefeti

27 Temmuz 2020 Pazartesi - 00:01
Kategori: Yazarlar

Saray rejimi oldukça zor günlerden geçiyor. Suriye’de başlayan savaş macerasının giderek büyümesi ve tedrici olarak yeni cepheler açılması ve bunun finansmanı, kitleselleşen yoksulluk, yoksulluğun idare edilmesi için ihtiyaç duyulan sıcak para, rejiminin ortaya saldığı 5’li müteahhitler çetesinin ihaleler ve yolsuzluklarla doyurulmaya çalışılması… Bütçenin tümüyle Saray’ın giderleri, faiz lobisinin ödemelerine rezerve edilmiş olmasının sonucu olarak iktidar hiç olmadığı kadar zor bir dönemden geçiyor. Dolayısıyla hükümet iç politikada devlet terörü, dış politika ve diplomaside içeriye seslenen bir popülizmden başka bir şey üretemiyor. Bir zamanlar Kürt açılımı, Roman açılımı gibi en azından sosyolojik olarak karşılığı olan ve ‘iddialı’ açılımlar yapmaya muktedir olan iktidar şimdi 700 yıl sonra Ayasofya’nın Danıştay marifetiyle “fethini” kutluyor.

Hep söylendiği gibi tarihte olaylar ilkinde trajedi, ikincisinde ise kaba güldürü oluyor. Tayyip Erdoğan, TRT dizilerinin senaryolarından siyaset üretirken post-truth açılımlarını büyüttü ve Atatürk ve İnönü ile kakışarak başladığı siyasi hayatının kalfalığını, kendisini 3. Abdülhamit, Abdülhamit’i de 2. Recep Tayyip olarak imal etti. Şimdi de kendisini Ulubatlı ile Mehmet Fatih arasında bir yerlere yerleştirmeye çalışıyor. T. Erdoğan’ın Mehmet Fatih rolünde olduğu senaryoda, Diyanet İşleri Başkanı’na da elbette Akşemsettin olma rolü düştü… Bu senaryoda güzel olan bir şey var, en azından geleneğe sadık kalınmış; çünkü Ayasofya, bir yandan Bizans oligarşisinin yönetim yeri, diğer yandan da Bizans elitin ibadet yeriydi; Beştepe’de başlayan VIP Cuma açılımının, Ayasofya’ya taşınmasıyla, unutulmaya yüz tutmuş olan bir geleneği daha yad etmiş olduk.

Osmanlı sultanlarının, kendilerini mütemadiyen, klasik eğitimle yetiştirmeleri (Mehmet Fatih bunun en sarih örneğidir), Bizans ve Roma kurumlarını ihya edip, kendilerini de bu devletlerin devamcısı sayması elbette, AKP’nin imal ettiği yeni Osmanlıcılığın konusu değil, burada gayet basit ve net hatlar var; dostlar-düşmanlar. O yüzden CHP ve seküler dünya Numan Kurtulmuş’un deyimiyle “içimizdeki Bizanslılar”, Kılıçdaroğlu da bilhassa Diyanet İşleri Başkanı’nın konuşmasının ardından, bu senaryoya Bizans Tekfuru olarak yerleştirildi.

Kılıçdaroğlu, her ne kadar Ayasofya üzerinden iktidarın geliştirdiği oyunu görüp, karşı çıkmayarak “bu oyunu bozdu”ysa da Osmanlı da oyun bitmiyor, bu sefer de cuma namazı manevrasıyla hükümet CHP’yi bir kez daha köşeye sıkıştırdı. Dahası, diyanet işleri başkanı elindeki kılıcı, CHP’ye ve CHP’nin tarihine ileri geri salladı. Adet olduğu üzere de CHP “Böyle bir şey mümkün olabilir mi?” yerinden birkaç tweet ile kılıç darbelerine karşılık vermeye çalıştı. Hülasa, CHP mezarlıkta ıslık çalarak kendini korkutmamaya çalışadursun, gerçekten atı alan Üsküdar’ı geçmiş gibi görünüyor. CHP’nin çok güvendiği, devlet ve onun kurumları, tedrici olarak 12 Mart ve 12 Eylül günlerinde ABD ve NATO’nun emriyle yeşil kuşağın çekim alanına girdiğinden beri işler belli ki çok değişmiş; devletin sahipleri de…

Bizans tarihi üzerine çalışanlar, Konstantinopolis’in son günlerinde, Ayasofya’da yapılan toplantılardan birisinde, Latinlerden yardım istenmesi konuşulduğunda, şehrin hamilerinden Notaras’ın, “Latin serpuşundansa Osmanlı kavuğunu burada görmeyi tercih ederim” dediğini söylerler… CHP ve Kılıçdaroğlu’nun iki aradalığı, Bizans tekfurluğundan ziyade, Notaras’ın düşmanımın düşmanı siyasetine daha yakın. CHP yıllardır devleti koruyacağım derken, solcu bıyığı, Kürt puşisi yerine, devletin başında “Keşke Yunan kazansaydı” diyen Deli Kadir’in fesini daha muteber gördü. Dahası, tıpkı Konstantinopolis’in son günlerinde Rumların Venedik’ten Ceneviz’den gelecek yardımları bekledikleri gibi CHP de devlet içindeki kanatlardan medet umuyor hâlâ… CHP, ordu ve bürokrasiye bel bağlayıp, “halkçılığını” seküler hukuk ile desteklemeyip, emekçilere sırt dönerek devrimciler ve Kürtlerden nefret etmeye devam ettiği sürece Ayasofya minberinden sallanan kılıç, ruhunu teslim etmek üzere olan Cumhuriyet’in uzuvlarını kesmek için tereddütsüz kullanılacaktır. Tabii ki, bizim işimiz CHP’yi derin uykudan uyandırmaya çalışmak değil, demokrasi ve özgürlük mücadelesinin önündeki engelleri kaldırmak için mücadele etmektir.

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

İndirgemeci siyasetin reddi ve katılımcılık

Sonraki Haber

Uzaktan eğitime erişebilmek için 4 bin metre tırmanıyorlar

Sonraki Haber

Uzaktan eğitime erişebilmek için 4 bin metre tırmanıyorlar

SON HABERLER

Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren dört kardeş için taziye

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Aykut Özmen İstanbul’da, Fahrettin Özkan Mersin’de anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Screenshot

Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için Antalya’da mevlit

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Ankara’da kadın konferansı: Yasanın uygulanmasının belirsiz bir geleceğe bırakılması doğru değil

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Konferans ikinci gününde ‘Doğanın ve Yaşamın Özgürleştirilmesi Mücadelesini Konuşuyoruz’ oturumuyla sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Amedspor Eyüpsporu 5-1 mağlup etti

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Arzoxlî’de GES projesine karşı çadır nöbeti 11’inci gününde, Cixsê’de direniş 93’üncü gününde devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Kasım 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
[email protected]

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır